Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- İran’ın balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava aracı saldırılarına karşı ABD tarafından yürütülen yoğun hava savunma operasyonlarının, ülkenin kritik mühimmat stokları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu bildirildi.
Operasyonlarda Patriot PAC-3, THAAD ve SM-3/SM-6 gibi yüksek maliyetli önleyicilerin yanı sıra Tomahawk ve diğer uzun menzilli hassas mühimmatların yoğun şekilde kullanıldığı belirtiliyor. ABD savunma sanayisinin üretim kapasitesinin, savaş sırasında tüketilen mühimmatın yerine konulması için gereken seviyenin gerisinde kaldığı ifade ediliyor.
Washington açısından en büyük kaygılardan biri, Ortadoğu’da kullanılan silah sistemlerinin önemli bölümünün Hint-Pasifik’te Çin’e karşı planlanan savunma ve caydırıcılık senaryolarında da kritik rol oynaması. Özellikle Tayvan çevresinde yaşanabilecek bir kriz sırasında gemisavar füzeleri, hava savunma önleyicileri ve uzun menzilli saldırı sistemlerine duyulacak ihtiyaç, mevcut stok açığı nedeniyle daha da önem kazanıyor.
ABD’nin uçak gemileri, savaş uçakları ve hava savunma unsurlarının Ortadoğu’ya yoğunlaştırılması da Batı Pasifik’teki askeri varlıkta geçici boşluklar oluşturuyor. Bu durumun, Çin’e ABD’nin operasyonel kapasitesini, mühimmat tüketim hızını ve savunma sistemlerinin dayanıklılığını gözlemleme fırsatı sunduğu değerlendiriliyor.
Mühimmat stoklarının yeniden oluşturulması ise kısa vadede mümkün görünmüyor. Yeni üretim tesislerinin kurulması, tedarik zincirlerinin genişletilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması yıllar alırken, ABD’nin Japonya, Avustralya ve Tayvan gibi ortaklarına yönelik bazı silah teslimatlarını ertelemek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Bu gelişmeler, Washington’ın iki farklı cephede aynı anda yüksek yoğunluklu çatışmayı sürdürme kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. ABD yönetimi, mühimmat üretimini artırmak ve Hint-Pasifik’teki ortaklarıyla ortak üretim projelerini genişletmek için çalışmalar yürütse de, Ortadoğu’daki savaşın oluşturduğu stok açığının Çin’e karşı caydırıcılık üzerinde baskı yarattığı kaydediliyor.
yorumunuz